Sayın Büyükelçi,Sayın Büyükşehir Belediye Başkanlarım,Sayın Meclis Başkanım, Yurtiçinden ve Yurtdışından Konferansa Katılan Değerli Şeflerimiz, Değerli Basın Mensupları ve Sevgili Misafirler,

Öncelikle bu yıl Bakanlığımızın da katkılarıyla 5’incisi düzenlenen Uluslararası GASTROMASA Gastronomi Konferansında birbirinden değerli dünyaca ünlü şefler ve siz değerli konuklarla birlikte olmaktan ne kadar mutlu olduğumu belirterek konuşmama başlamak istiyorum. Hepiniz tekrar ülkemize hoş geldiniz.

Üzerinde yaşadığımız bu topraklar göç ve ticaret yolları üzerinde binlerce yıldır farklı kültürlerin bir araya gelerek birbirleriyle harmanlandığı, dünyanın merkezi ve medeniyetlerin beşiği olarak adlandırılan bir coğrafya.

Bu coğrafyanın kendine özgü özellikleri, güzellikleri ve muazzam bir potansiyeli bulunmakta. Bu güzellikleri görmek, potansiyele şahit olmak ve kültürümüzü tanımak için dünyanın dört bir yanından insanlar, yılın 12 ayında ülkemizi ziyaret ediyorlar.

Son yıllarda ülkemizi ziyaret eden turist sayısındaki artış, ki -Türkiye bu yılın ilk 10 ayında, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 14,47 artışla 40 milyon 719 bin 786 yabancı ziyaretçi ağırladı- ziyaretçilerimizin tercihleri, tercihlerindeki değişiklikler sonucunda sunulan hizmetlerin çeşitliliği ve eğilimler ülke olarak bazı alanlara ağırlık vermemizi bizlere işaret ediyor.

Değerli Misafirler

Dünya Turizm Örgütü verilerine göre 2018 yılında dünya genelinde 1 milyar 403 milyon turist seyahat etmiş ve buna bağlı olarak da Dünya Yiyecek ve Seyahat Birliği verilerine göre, gastronomi turizmi yıllık 150 milyar dolarlık bir piyasa hacmine ulaşmış bulunmaktadır.

Malumunuz çok değil bir kuşak öncesinde insanlar tatili bir yerlere kaçmak, bulundukları yerden uzaklaşmak olarak algılıyor ve tanımlıyorlardı.  Artık günümüzde insanlar sadece yeni bir yere gidip görmenin ötesinde ziyaret ettikleri yerlerin insanıyla ve kültürüyle kaynaşmayı arzuluyor ve deneyimleyebilecekleri farklı etkinlikler arıyorlar. Kısaca yaşam tarzlarımızdaki ve tercihlerimizdeki değişiklikler “turizm” konseptindeki değişimi de etkiliyor.

Bu noktada insanların yöresel mutfak kültürünü tanımak, yöreye özgü bir lezzetin tadımını yapmak, bölge coğrafyasına ait ürünlerin yetiştirilmesini ve toplanmasını görmek, mutfağa ait folklorik araç ve gereçleri tanımak, ünlü restoranların ve şeflerin yemeklerini yemek amacıyla gerçekleştirdikleri seyahatler “Gastronomi Turizmi”ni bir turizm çeşidi olarak karşımıza çıkarıyor.

Dünya Turizm Örgütü gastronomi turizmi raporuna göre de destinasyonların %88.2’sinin, gastronomiyi “imaj ve marka tanımlarının stratejik bir parçası olarak gördükleri” ve ziyaretçi açısından da “seyahat için destinasyon seçme kararımda yemek çok önemli” sonucu bu eğilimleri destekleyici mahiyettedir.

Türkiye olarak biz alışılmışın ve bilinenin aksine gezgin ve ziyaretçilerimize deniz, kum güneş üçlüsünden çok daha fazlasını vaat ediyoruz. Birçok yeme-içme ve gastronomik deneyim alanları da hem yerli hem yabancı ziyaretçilerimiz tarafından keşfedilmiş durumda. Ülkemizin her bölgesine gerek tarihi, gerek kültürel, gerekse de gastronomik keşif amaçlı ziyaretler artıyor ve bu artış müthiş bir değişimi de arkasından getiriyor.

İşte bu yüzden Bakanlık olarak kültüre ve kültürel mirasa yatırımı, istihdama katkısı ve yerel ekonomik kalkınmayı hızlandırması nedeniyle oldukça önemsiyoruz. Bu amaçla ulusal ve uluslararası seviyede birçok etkinliğe imza atıyor veya destek oluyoruz.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehirleri listesinde Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar ülkemizi temsil ediyor. Birbirinden muhteşem bu üç mutfağımız tescilli “Gastronomi Şehri” unvanlarıyla muazzam birer gastronomi deneyimi sunarak ziyaretçilerini en üst seviyede ağırlamaya devam ediyorlar.

Ülkemiz genelinde coğrafi işaret tescili almış birçok ürünümüz de dünya çapında ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

Sevgili Misafirler,

Bir az önce de vurguladığım üzere Bakanlığımız, Türkiye’yi uluslararası alanda bir gastronomi destinasyonu, gastronomiyi de ulusal turizm markasının bir parçası haline getirmeyi temel bir hedef olarak benimsemektedir. Bu temel hedef doğrultusunda ve 2023 Türkiye Turizm Stratejisi kapsamında gastronomi turizmine yönelik alt hedef ve politikalar belirlenmiştir.

Deniz, kum ve güneş dışında ülkemizin sunduğu ve başta gastronomi olmak üzere küresel turizmde önemli yeri olan turizm türlerine öncelik vermek hedeflerimiz arasındadır. Bu hedef doğrultusunda zengin gastronomi kültürümüzü ürün haline getirmeyi ve bu ürünü geliştirerek hem iç hem de küresel pazara sunmayı amaçlıyoruz.

Gastronomi turizmi ile ilgili olarak nihai hedefimiz, turizm harcamaları içinde gastronominin payının yükseltilmesidir. Hali hazırda 5,9 milyar ABD doları seviyesinde olan gastronomi gelirlerimizin 2023 yılında 12 milyar ABD doları seviyesine yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Zengin mutfak kültürümüzün dünyadaki Gastronomi pastasından hak ettiği payı alacağına inanıyoruz.

Bu hedef ve politikaların gerçekleştirilmesi için Bakanlık olarak tüm paydaşlarımızla yoğun bir çalışma ve işbirliği içerisindeyiz. Bu maksatla gastronomi turizminin geliştirilmesi için veri odaklı bir envanter ve altyapı çalışması hazırlıyor, tanıtıma ilişkin çalışmaları hızlandırıyor, resmi, özel ve akademik yapılarla işbirliği yaparak özellikle eğitim konusunda önemli adımlar atıyoruz.

Bu çalışmaların meyvesini almaya başladığımız da konuşmamım başında vermiş olduğum ziyaretçi rakamlarıyla kanıtlanmış durumdadır.

Kıymetli Misafirler,

Türk mutfağının yüzyıllardır süren lezzet yolculuğunu tüm dünyaya anlatmak için düzenlenen bu konferansın mutfağımızı tüm dünyadan gelen katılımcılara tanıtıyor olmasından ve Türk gastronomisiyle dünya mutfakları arasında sağlam bir köprü kurma çabasından dolayı kutluyorum.

Sözlerime son verirken bu yıl yaratıcılığın önemli unsurlarından “ilham” temasının işleneceği konferansın ülkemiz gastronomi dünyasına katkı yapmasını dileyerek bir kez daha teşekkür ediyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.